Bira Saklamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Genel olarak arkadaşlarla konuştuğumuzda bira saklama ve servis konusunu pek dikkate almadığımızı görüyorum. Hatta bunu dağıtıcılar, marketler dahi pek önemsemiyor. Bu konuda naçizane bilgilerimi paylaşmak istedim.

Öncelikle biranın belirli başlı düşmanları var arkadaşlar. Oksijen, sıcaklık ve ışık.

Oksijen ve sıcaklık birbiriyle bağlantılı. Oksidasyon konusunda özellikle ev biracısı arkadaşlar konunun hassas olduğunu biliyor. Ama çok korkmayın, fermantasyon sürecinde oksijenin tamamı maya tarafından tüketiliyor. Yani bir çoğumuz gibi şişe şekeri ile gazlanma sağlayan arkadaşlar bundan büyük oranda yırttı diyebiliriz. Oksijenin varlığı ile meydana gelen tüm moleküler bileşikleri maya kendisi kullanıyor. Oksijen ihtiva eden birada öncelikle görüntü olarak daha koyu renk alıyoruz. Aynı biradan farklı şişeler açıp renk farkı görüyorsanız biliniz ki bu oksidasyon belirtisidir. Mayanın bu oksijeni tüketmesinin ise şöyle bir deneyi var. İçine oksijen zerk edilen bira tekrar şeker ve maya ile şişelendiğinde , şişedeki fermantasyon tamamlandığında off-flavor ortadan kalkıyor.

Oksidasyon oluşmasında ise en büyük etki sıcaklık. Yüksek sıcaklıkta bir biranın okside olması birkaç gün içinde gerçeleşebiliyor. Birayı saklama konusunda 3-30-300 diye bir söylem var. 3 gün araçta (burada özellikle dağıtıcıların araçlarından bashediliyor ama kendi aracınızda tutmak da düşünülebilinir), 30 gün oda sıcaklığında, 300 gün buzdolabında.

Okside biralarda, kağıt, karton, metal gibi tatlar alırsınız. Ağızda yapışkan, mum gibi bir his bırakır. Ve şerbetçi aromaları büyük ölçüde zayıflar ya da kaybolur.

Bir diğeri Işık. Işık bira için lanet bir şey. Özellikle frekans açısından güneş ışığı ve floresan öldürücü etki yaratıyor. Buna rağmen neden bira dolaplarında floresan kullanılıyor bunu da anlamak zor. Bira şişelerinin ışık bakımından belirli bir “geçirmezliği var”. En çok kullandığımız kahverengi şişeler bu konuda en başarılı olanı %80 geçirmezlik sağlıyor, yeşil şişeler %20, şeffaf şişeler ise tahmin edersiniz ki 0 (yazıyla sıfır). Bu şeffaf şişeler ise direkt ışığa maruz kaldığında dakikalar içinde “ligtstruck” olabiliyor. Bu korkunç tadın sebebi ise ışığın “isomerize alfa asitleri” ile olan tepkimesi

Peki ışık bize hangi istenmeyen aromayı veriyor, İngilizcesi “skunk”, Türkçesi “kokarca”. Benim tabirimle “dede osuruğu” yani gayet kötü kokulu. Bazı bira üreticileri bu “skunk” aromanın oluşmasını engelleyen özel bir şerbetçi otu kullanıyor fakat bunun ne olduğunu unuttum hatırlayan biri paylaşır belki ya da internetten aramaya üşenmeyen birisi çıkar :slight_smile: ben üşendim.

8 Likes

bu konuda gercekten bir şeyleri daha iyi yapmam lazım yaklasık 3 ay dinlendirdiğim (yani ben dinlendirdiğimi olgunlastırdıgımı zannediyodum ama resmen biraya işkence etmişim) biram mide bulandıran tanımlayamıyacagım bi tad alınca oda sıcaklıgında bu işin olamayacağını farkettim
genel olarak biralarımızı saklama noktasında ideal ısı 10 derece diyebilir miyiz?

Aslında genel olarak tavsiye edilen 2-7C derecedir, buzdolabı sıcaklığıdır. 7-14 derece de ise kiler koşulu olarak geçer genelde görece yüksek alkollü ve koyu renkli biraların olgunlaştırılmasında ve servisinde bu sıcaklık tavsiye edilir.

1 Like

dinlendiriyorum, olgunlastiriyorum derken kontamine oldugu tazeyken belli olmayacak biranin kontaminasyonunu guclendiriyor olabilirsiniz. cogumuzun birasinda problemler var belki ama tazeyken belli olmuyor cogu, biramiza “zararli” olan mikroorganizmalarin cogu yavas calisan cinsten keza.

su an turk piyasasinda olgunlastirmayla guzellesecek bira yok, yapilan ev biralarinin da %0.1’i belki bir fayda gorur iliman bir olgunlasmadan. bira hazirsa --> buzdolabi. 10 derece ideal olmak icin fazla, servis sicakligi ile saklama sicakligi farkli olabilir, olmasi gerekir hatta bence.

1 Like

Karamsar bı konu oldu benim icin.sisede oda sıcaklığında 2 aydır bekleyen biralarim var bana göre durdukça guzelllesiyorlar ama yaz geldi ne yapacağımı bilmiyorum

Bizzat serin yerde saklanan biranın daha iyi olduğunu defalarca tecrübe ettim.

Kayın pederin bağ evi var, çoğu zaman apartman dairesinden 4-5 derece daha serin ve soğuk aylarda ısıtma yok. Ara sıra yeni yaptığım biralardan oraya da götürüyorum. Orada duran bira ve evde duran biranın tatları kesinlikle farklı. Orada duran biraların tadı iyileşiyor.

Akşam bir Pilsner açtım, evdeki biradan daha iyiydi. Bir de tam lagering yapabilsek demek ki çok daha güzel biralar olacak.

Geçen yaz bir defa sıcaklık ölçümü yapmıştım, maalesef bağ evinin kileri bile temmuz ve ağustosta gündüzleri 20-25 derece oluyor.